Zincirlikuyu.Net-Internetteki Evimiz
  ANASAYFA     FORUM   FOTOĞRAF ALBÜMÜ   VİDEOLAR     LİNKLER   YAZARLAR   SİTE İLETİŞİM  
Menü
Zincirlikuyu
Tanıtım
Konum
Belediye
Çand û Ziman
Çîrok
Tiştonek
Stran û Klam
Zimanê Kurdî
Naven Zaroka
Mesele û Henek
Gotinen Mezinan
Platform
Anı
Şiir
Kurdî
Görüş
Sanat
Folklör
Söyleşi
Gündem
Araştırma
Kitap/Film
Öykü/Deneme
Site Ekran
Basından Seçmeler
Gazeteler
Telefon Rehberi
Kan Grubu Listesi
Sağlık, Yaşam
Özgün Çekimler
Özgün Albümler

Üye Paneli
Üye Adı
     Şifre
(Üye Ol)

Şu an Bağlı:
Ziyaretçi: 14
Üye: 0
Toplam: 14

Imza Kampanyasi !


Kûrtçe dersler
resime tiklayiniz

Islami Konular

Davetiyeler

Birnebun

2,5 MB...... >>bixwîne


   Kasabamıza hoşgeldiniz!    
Mam Recall
Ekle: Facebook'a ekle Google'a ekle Twitter'a ekle Digg'e ekle DEL.ICO.US technorati tusul
Arkadaşınıza gönderin Arkadaşınıza gönderin
Yazara Mesaj Yaz Yazara Mesaj Yaz
Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır
Yorum Ekle Yorum Ekle
Yazarın son 5 yazısı
Anasayfaya Geri Dön12 Eylül,de Şeytana uymak
Anasayfaya Geri DönNAR SOR NEBÛ
Anasayfaya Geri DönBEŞ DAKİKALIĞINA TANRI OLMAK
Anasayfaya Geri DönKARARGAH’IN MANDELASI
Anasayfaya Geri DönMaymun ADEM oldu da, ADAM olamadı

Anasayfaya Geri Dön Anasayfaya Geri Dön

Karakter boyutu :13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto


  KARARGAH’IN MANDELASI   

Sayın Abdullah Öcalan'ın, Kenya’dan yakalanıp getirilişi ile ilgili olarak, daha evvel burada (Amerika) yapmış olduğumuz minik bir diyalog ile, yazıma giriş yapmak istiyorum..
* * *
Altı yıl kadar evvel, California’nın San Francisco şehrinde, benim de hem organizasyonunda, hemde programın içinde yer aldığım, ve açılışını ünlü Kürt şairi CİGERXWİN’İN meşhur “DÛRÎ DÍJWARE“ şiiri ile başlattığım “Kürt İnsan Hakları“ başlığı altında, muhteşem bir Kürt konferansı düzenlenmişti..


Üç gün boyunca, konferansa iştirak etmiş olan konuşmacı ve davetlilerin bir gönüllü hizmetlisi vardı. Sürekli mutfakta bulaşıkları yıkıyor, sağı solu organize ediyordu..


Kendisinin orada (konferansın düzenlendiği okulda) stajyer öğrenci olduğunu, daha evvel biliyordum. Ancak bir Amerika’lı genç kızın, Kürt konferansı ile hiçbir ilgisi bulunmadığı halde, vermiş olduğu o çaba ve anlamlı destek, beni çok duygulandırmıştı..
Konferansın son gününün, son saatleri idi. O tatlı kızımı, birlikte bir yorgunluk kahvesi içmek üzere kafeterya'ya davet etmiştim. Ben kendisine teşekkür ettikten sonra, cevaben bana şunları söylemişti :


“Bende size teşekkür ederim. Kendi halkında olsa, insanlığa yardım ediyor olmanız, çok güzel bir duygu olmalı. Herkes zor durumda olan insanlara yardım etmelidir. Ben halkların özgür olmaları için, küçükte olsa bir katkım olsun isterim. Ayrıca küçüklüğümden beri, hep birilerine yardımcı olmak gibi, bir tutkuyla büyüdüm. Afedersiniz !Birazcık özel olacak ama, size bir soru sorabilirmiyim?“ Buyrun, sizi dinliyorum..


“Sayın Abdullah Öcalan'ın, Kenya’dan yakalanıp getirilişine destek verdiği için, bir Kürt olarak Amerikan devletine kırgınmısınız?“
Hayır, hiçte kırgın değilim.


“Ama ben, ülkem bu işe karıştığı için hala çok üzgünüm.“
Hiç boşuna üzülme.. Emin ol, bu işin içinde kesinlikle Kürt halkının yararına bir durum vardır..
“Sahiden böyle mi düşünüyorsun?“


Evet, aynen öyle düşünüyorum.. Ve yine emin ol ki: Şayet Abdullah Öcalanın yerine, örneğin bir Leyla Zana aynı şekilde getirilmiş olsa idi, ’Ben şahsım olarak, bu ülkenin bir bardak suyuna dahi tenezzül etmeden, derhal terk-i diyar eder, Kanada yada Meksika'ya geçerdim.’ O bakımdan müsterih ol. Benim sayın Öcalanın güvenilirliği ile ilgili yoğun endişelerim var. O ve Fethullah cemaati olarak bilinen bir dini gurubun, el altından, 'büyük Türk devleti' hayaline hizmet ettiklerini düşünüyorum. Ayrıca kendi halkının gençlerini öldürmekle işe başlayan, dahası şiddete başvuran bir liderden, değil Kürtlere, hiç kimseye bir faydası dokunmaz.
* * *
Yabancı bir genç kız, hiç gitmediği, nerede olduğunu harita üzerinde dahi muhtemelen bilmediği, bir coğrafyada yaşayan Kürdistan halkına merhamet ediyordu..


"Onların da diğer toplumlar gibi, özgürce yaşamalarını istiyorum." dediğinde, gözleri dolu dolu oluyordu..
"Bu Kürtlerin en tabii, en doğal hakkıdır" derken de, arkadan dolanmanın ve ihanetin kol gezdiği, Orta-doğu olarak bilinen o yaman coğrafyayı, hiçte tanımadığı hemen anlaşılıyordu..


O yüreğinden konuşuyor, evrensel hak ve hukuka dayanarak, doğruları söylüyordu..
Ancak belli ki, bizim ne MAL yada ne tür MAL'LAR ile boğuştuğumuzdan, hiç haberi yoktu..
* * *
EVET, biz Kürtler büyük bir sınavın arifesinde gibiyiz..
Değişik ülkelerde yaşayan kırk milyon Kürt olarak, bütün dünya devletlerinin gözleri önünde, adeta zorlu bir teste tabi tutuluyoruz.
Kürt halkı bu sınavın sonucunda : Ya, bağımsızlığını elde ederek, tarihi ve ahlaki değerler kalitesini de yükseltip, orta-doğunun yeni starı olarak dünya literatuarında yerini alacak,,


Yada, simdiye dek olduğu gibi, Türk, Arap ve Acemlerin doğal birer kapı kulları olduklarını yeniden onaylamış olarak, böylece asıl bizim ne MAL olup olmadığımız da, net olarak anlaşılmış olacaktır..


Bu bakımdan, hepimizin gelecek olan kuşaklara karşı, vicdani sorumluluklarımız bulunmaktadır. Nasıl ki: "Neden kendi yurtlarına sahip çıkamadılar" diyerek, atalarımızı suçluyorsak, çocuklarımız da aynı şekilde bizleri suçlayacak, belkide lanet okuyacaklardır.
Çocuklarımızın yarınlarına, hep birlikte sahip çıkalım..


Onların geleceğini, sadece sn. Öcalanın merhametine bırakmayalım..
Yazıktır, günahtır..
Yeter artık !
Halkımız ne zamana kadar çakallar tarafından itilip kakılarak, ayaklar altında çiğnenecek ? Onların da diğer milletler gibi, kendi bayrakları altında özgürce, onurlu bir hayat yaşamaya hakları yokmudur ?


Kimler hangi barış ve kardeşlikten bahsediyor acaba ? Dünün zalimi, nasılki bugün hala zulüm ediyorsa, aynı zalim yarında değişmeyecek, zulüm etmeye devam edecektir. Osmanlı torunları sulh ve barışın ne olduğunu bilmezler. Padişah babaları saltanatlarını sürdürebilmek için, nasılki kendi öz baba, anne ve kardeşlerine merhamet etmeden, canavarca öldürebilmişlerse, torunlarının bundan böyle adam olup, Kürtlere ve diğer azınlıklara merhamet edebileceklerine, inanabilen bir Adem oğlu varmıdır acaba ?


Buradan bu satırları okuyacak olan, kalplere sesleniyorum..
Siz hiç insanların aylarca dövülerek, insan dışkısı yedirildiğini duydunuzmu ?
Siz hiç bir gencin kıçına cop sokulduğunu, daha sonra da, aynı cop’un baba’ya işkence ile yalatıldığını duydunuzmu ?
Siz hiç köy meydanlarında, bütün erkeklerin çırılçıplak soyulduğunu, penislerine ip bağlandığını, daha sonra da kadınları tarafından, birer hayvan gibi dolaştırıldığını duydunuzmu ?


Siz hiç insanların asit kuyularına atıdığını, kulakları kesildiğini, aylarca tecavüzlere maruz kaldığını, ve daha bir çok insan aklının asla kabul edemeyeceği zulümler duydunuzmu ?


Bütün bu hakaretleri Kürt halkına reva görenler, sözde Türk ve müslüman kardeşlerimizdir.
Elbette halkları suçlamıyorum..


Aksine, sebep ve nedenlerini, biraz da ilahi adaletin tecellisi olarak değerlendiriyorum..
’Aldık mazlumların ahını, çıkıyor aheste aheste.’


Tarihte, Osmanlı İmparatorluğunun akılsız fedaileri, huriyetin de kiralık katilleri olarak, başta zavallı Ermeni halkı olmak üzere, birçok mazlum milletlerin ahını aldık. Son olarakta, yine bu ırkçı ve yobaz devletlerin bekası için, kendi halkımızın katilleri olduk/oluyoruz.
Bundan böyle Kürtler, yoğurdu üfleyerek yemelidirler..


Daha evvel, "Sn. Öcalan konuştukça, Kürtler kaybediyor" başlıklı bir makalemde de, belirtmiştim. Ben Kürt sorununun çözümü konusunda, sn. Öcalan’a gerçekten güvenmek istiyor, lakin güvenemiyorum.
Nasıl güvenebilirim ki?


Otuz yıldır devam eden kirli bir savaşın sonuçlarını düşünüp, birde talep edilenlere bakınca, kime/nasıl güveneyim ?
Elli-bin insanımızın öldüğü,,
Üçyüz-bin insanımızın çatışma ve işkenceler sonucunda yaralandığı yada sakat kaldığı,,
Milyonlarca insanımızın zorunlu göçlere muhatap olduğu,,


Sayısı dört-bin olarak bilinen, köy ve mezraların devlet tarafından yıkılıp yakıldığı,,
Başta çocuklar ve bayanlar olmak üzere, sayıları yüz-bin civarında bulunan insanlarımızın mahkum edildiği,,
Dahası insanlarımızın tek geçim kaynakları bulunan hayvanları, ormanları, bağ ve bahçeleri yakılıp, talan edildiği bir savaştan bahsediyoruz.


Sahiden, gençlerimiz otuz yıldır çalıları yorgan, taşları yastık misali bir hayatı ne diye, neye karşılık yaşadılar/yaşıyorlar ki ?
Türk basınının devletçi ve ümmetçi kalemleri tarafından, Kürtlerin sözde Mandelası olarak, Sn. Öcalanı öne çıkarmalarının altında yatan sebep ve nedenler, hepimiz tarafından çok iyi bilinmektedir..


Bütün bu yaşanmış/yaşananlara karşın, bizim Mandela adayımız, BARIŞ adına devlete çağrıda bulunarak, Şeytanın bile aklına gelmeyecek olan, bir teklifi öne sürerek, diyor ki :


"1920 yılında M.Kemal tarafından Kürtlere verilmiş olan siyasal ve kültürel hakları verin, bu konuyu kapatalım."
Ben şahsım olarak, bu ve benzeri tekliflerinizi, Kürt halkına yapılmış olan, çok büyük bir hakaret olarak değerlendiriyor, sizi kınıyorum sn. Öcalan.!


Siz bu kafa ile, kesinlikle Kürt'lerin Mandela'sı olamazsınız. Siz bu mevcut tutum ve söylemleriniz ile, olsa olsa ancak Türk Karargahının Mandela'sı olursunuz.


Ayrıca Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları beyannamesinde, Kürtler ve diğer azınlıklar için belirlenen, daha demokratik ve daha çağdaş haklar varken, neden M.Kemalin (kimbilir hangi dalaverenin alt yapısını hazırlamak için, kurulmuş bir tuzak idi) geçici olarak, Anayasa’ya koyduğu ve daha sonra iptal ettiği kokuşmuş bir yasadan medet umuyorsunuz?

Yoksa siz o yasanın sağlayacağı imkan ile, Kürtlerin muhtarı mı olmak istiyorsunz? İyi de, sayın Nelson Mandela, ne düşmanlarına yalvarıp özür üstüne özür diledi, nede muhtar olmayı kabul etti. O yürekli insan, yirmi-beş yıl gibi uzun bir süre, faşizme asla boyun eğmedi. Ve o ülkesinde yaşayan renkli insanları tarafından, hurbaşkanlığına layık görüldü.
Yazık, hakikaten çok yazık sn. Öcalan.!


Kürtler saf bir millettir, ancak artık sahipsiz değillerdir..
Artık Kürt halkına eziyet edenlere, “Hassiktir oradan“ diyebilen cesur ve onurlu sahiplerimiz var.
Son olarak..


Sn. Öcalan, size ve bu zorba devletlere rağmen, Kürdistan bağımsızlığına kavuşacaktır. O gün, Kürt halkı sizden ve sizin gibi düşünen yandaşlarınızdan, ebediyyen kurtulmuş olacaklardır.


Sn. Süleyman Demirel’in meşhur bir sözü vardır. ’ Siyasette birgün, uzun bir süredir.’ derdi.
Sizin önünüzde üçyüz gün var, sn Öcalan.!


Ben herşeye rağmen. bir kardeşin olarak, sizi uyarıyor diyorum ki :
Kürdistanın bağımsızlığını resmen ve şerefle ilan ediniz..


Halkımız işkenceden, gençlerimiz de terörist damgasında kurtulsunlar. Böylece hep birlikte onurlu bir mücadele içine girmiş oluruz.
Kürt halkını bu merhametsiz devletin eline bırakmaya kalkışmayınız..


Şu anda hapishalelerde bulunan kürt çocuklarını, iki üç yıl sonra TSK ya yem etmeye kalkışmayınız. Onlar kendi bayrakları altında, gururla birer Peşmerge olmak isterler. Ve kendinizi onlara adayın, onlar her şeye değer.!


İşte o zaman, Nelson Mandela'yı da aşmış olarak, Kürt dünyasının gerçek APO'su olarak tarihte hakettiğiniz yeri almış olursunuz.
Zatı-alinize zerre kadar güvenim kalmamış olmakla birlikte, bir Kürt kardeşin olarak, yüreğim böyle anılmanızı arzu ediyor.

Mam Recall / U.S.A.
mamoste.kart@yahoo.com

  

Bu yazı 2010-06-29 saat 01:19:01 eklendi ve 267 defa okundu





Söz sizde, neden sizde bir yorum eklemiyorsunuz? Yorum Ekle Yorum Ekle

Gönderen Kara kurdler | Tarih 2010-08-04 00:39:37 | Puan:
 Bu yaziyi yazan Mam hoca efendiye,

Boyle siradan basit bir internet sitesinde klavyenin arkasina saklanip kurdlere hakaret edercesine elestirmek ne kadar kolaylasmis...

".Way Anansini be" demek gelyor insanin icinden.

Bir kurdun bir kurdu elestirmesi kadar olagan bir sey olamaz.

Elestriye acik olmayip kabul etmeyen bir kurdun durustlugunden suphe duyarim hep...

.Ancak,,,

,Elestri yaralayici, hakaret edici ve dahasi kurd dusmanlarini
mutlu edecek mesaj tasiyorsa o zaman orada dur diyeceksin bir dakika.......
Hele bu elestriyi yaprkende ben kurd meselesinin cozumundeki mimariyim edasiyla, ve bu sorunu masaya yatirma sansi yaratmis insanlarla kendisini ayni kefeye koyup sanki, bu sorunu bu masaya beraber tasimaslarda simdi cozum uzerinde tartisiyorlar da ortagina hakaret eden bir ukela bilge edasi ile..

Kurdlere yapilan zulum ve katliamlari bilipte bir kurde bu kadar hakaret eden bir makale yazan bir insanin, bir zihniyetin durustlukle hic bir alakasi olmayip aksine farkinda olarak yada olmayarak
o dusmanlarin politikalrina hizmet eder...

..Mam Hoca efendinin.halen farkinda olmadan bu yanlsigin icinde oldugunu dusunuyorum.

Insanliktan nasibini alan her insanin gercekten kurdlere yapilan zulme yuregi yanar..
Kurdler can cekisiyor, canlarinin derdine dusmus,daha dun mahalllaerine grouplar halinde saldiriyorlar,dukkanlarinin camlari kiriliyor, mallari talan ediliyor, temsilcilerinin ofisleri cayri cayir atese veriliyor...Sokaga cikamiyor.

Polislerin gozleri onunde ellerinin kollarinin sallaya sallaya.

Eminimki hoca efendi bunlari herkesten daha cok iyi biliyordur. ama gel gelelim kudler can derdiyken hoca efendi olduresiye dovuyor aaa simdi burada durusluk yok iste...

Merak ederdim hoca efendi Inegolda yasasaydi, dortyolda yasasaydi yine boyle atip tuacakmiydi..

Ne? Eminim ben onlari cok yasadim diyordur icinden.

Gec bunlari anam babam gec..

Hic bir sey yapamiyorsan durust ol en azindan.

kara kurdler
Gönderen Firat OZDEN | Tarih 2010-07-25 17:10:12 | Puan:
 Sn.Mam Recall;
Evet Kürtler saf bir millettir! ve bir mensubu olarak sizinde ne kadar saf! oldugunuz bu makaleden anlasiliyor!..o kadar safsinizki;
"Dolmabahçe''deki görüsme tarihi bir görüsmedir!,o görüsmede aldigimiz kararlar hiçbir zaman açiklanmaz!,o kararlarin içerigi benimlen mezara gidecektir!" diyen; ve yine "Düsünmesseniz Kürt yoktur!".."Meksikada dahi Kürtlük adina bir olusum olsa,orayada müdahele ederiz!".."Tek millet,tek devlet,tek bayrak!..sevmeyen istedigi yere gide bilir!"."çocukta olsa kadinda olsa geregi yapilacaktir!"......diyen,siyaset fahisesi,Kürtlerin anasini aglatmis bir sistemin basbakanina umut baglayacak kadar! safsiniz!..
Agri daginin tepesine "Gömülmüs Kurdistan" mezarini igne ucuylan Kazip,insanligin OTOPSI! yapmasini saglayan yoksul bir Rihali Kürt köylüsü gence hakaret edecek kadar safsiniz!..

Kürtler saf bir millettir! dogru ama hainide bol bir millettir!..

Son olarak size bir sorum olacak!;"Kürt ne zamandan beridir eski Kürt degil?,Kürt eski Kürt degil ise bunda OCALAN''in rolü nedir?..
Bagimsiz bir Kürdistan''i kuracak ve bizleride Bu OCALAN Belasindan! kurtaracak! alternatif "Kürt Mandela" n kimdir?.



Gönderen Cotkar | Tarih 2010-07-15 09:07:02 | Puan:
 Insaf Mustafa bey.
Elestirmek hakkiniz ancak unutmayin o bir mahkum.
Yanlislari daglar kadar olabilir bu bizim ona minnettarligimizi ve
saygimizi azalmaz cunku biz zavallilara Kurt davasi icin
olunebilecegini o ogretti. Icine kapali, insan olma hakki bile gaspedilmis bizler onunla biz de insaniz diyebildik.
Balta sallayarak elestiri yapilmaz.
Yapildiginda da Kurt''lere bir sey kazandirmaz.
Ama bazilari sevinerek ellerini ovusturur buna emin olun.




Sitemiz PHP-NUKE Tabanlıdır.
Copyright © www.zincirlikuyu.net - Bütün hakları saklıdır!
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi.