YENİ BİR SÜREÇ Mİ? CHP kuruluşundan bu yana kendini düzenin sahibi olarak gören, toplumsal talepler ve sıkıntıları, hep görmezden gelen bir parti idi.
Kürt CHP’si BDP’nin çaylak Genel Başkanı Selahttin Demirtaş’ın CHP Kurultayı’nın ve Kılıçdaroğlu’un yarattığı heyecanı ve hareketliliği hafife alması, Kılıçdaroğlu’nun sözlerini çarpıtarak, Kürd halkına hedef göstermesi, toplumsal ahlak ve politik yetersizliğini gösteriyor…
Madem Türk-İslamcı AKP hareketinin değişimine bunca zaman umut bağlayarak, sekiz yıl şans tanıdınız ve siyasal anlamda AKP’nin gerisine düştünüz! Kürd sorunun çözümü düzenin sahibi CHP’yle koşullu uzlaşı ittifakı ile doğmaz mı? Neden kapıları baştan kapıyoruz?
Kılıçadaroğlu ve CHP’nin dilini demokratikleştirmekte başta dürüst sol-sosyal demokrat kesime ve parlamentodaki Kürdlerin temsilcisiyim diyen BDP’ye düşmez mi?
Aşırı Türk Milliyetçileri MHP hareketindedir, aşırı İslamcılarda Ak Partide, CHP’de ise, çoğunlukla Aleviler, Kürdler, Çerkezler, Lazlar, ve diğeri… CHP tabanı geniş kesimlerden oluşmakta ve daha fazla reforma yatkındır.
AKP, "Çalıştaylar" demokratik açılımlar“ en son „milli değerler“ adı altında sözde „açılım“ politikalarına başladıkları sıralar, ben, AKP Kürd sorunun çözümünü değil, tasfiyesi sürecini başlatıyor diye yazmıştım. AKP Kürd sorunu söylemleriyle tasfiye projelerini devreye koyarken, elli yıllık Türkiye politikasını sözümona yazan sünepe Kürd siyasetçisi, hâlâ AKP’den anayasanın birkaç maddesinin içini değiştirme gündemi yaratmasına değişim ve anayasa reformu diyor…
* * * 1. BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, „ Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyoruz. Sayın İnönü'nün hazırladığı 'Kürtler'i batıya nasıl göç ettirebiliriz, ekonomik olarak nasıl zor durumda bırakabiliriz' konulu raporu Sayın Ecevit'in arşivinde gazeteciler tarafından bulundu.“ diyor.
2. Hatırlanacağı üzere Abdullah Öcalan ise Selahattin Demirtaş´ın aksine olarak, Kılıçdaroğlu´nun Genel Başkan seçilmesine büyük önem atfederek, şu değerlendirmede bulunmuştu:“ Kılıçdaroğlu bir yenilik getirebilir, Kemalizmin demokratik güncellenmesi sağlanabilir. Buna bir ihtiyaç olduğunu daha önce de belirtmiştim. Önemli buluyorum.” demişti.
Kürd halkının ahlak ve politik dokusu felç edilmiş durumdadır. Toplumsal ahlak ve politik alanda kendini yeniden inşa etmesi için elbette ekonomik olarak refah düzeyinin biraz iyileşmesi gerekli... BDP Eşbaşkanları G. Kışanak, S. Demirtaş, Öcalan’ın uluslar arası henüz kabül görmemiş „Özgürlük Sosyolojisi“ adlı kitabının 144.145.146’cı sayfalara baksınlar!...
Barış ve Demokrasi mücadele stratejiniz bu mudur?...
Kürdleri yollarda bir o yana bir bu yana dolap beygiri gibi dolaştırıp, Öcalan’ın doğduğu köyü Amara’daki evin duvar taşlarını çağdışı anlayışla öptüreceğinize, siyasi akademiler kurarak, Kürd kadınını ve gençliğini örgütleyin!!!
* * * Ben, bir Kürd-Alevi olarak şunu iyice bilince çıkardım; CHP gibi bir düzen partisi ile uzlaşı ortamı sağlanarak, yaşama şansım olur ama, siyasal şeriatçı AKP gibi parti veya hareketler yaşama şansı tanımazlar...
Alevilerin çoğunluğuda benimle aynı fikirde olduğuna kaniyim...
* * * Kılıçdaroğlu’nun seçim barajını indirme sözü, cezaevindeki çocukları salı vermesi, ve sosyal devlet nüvesini oluşturan aile sosyal sigortasını yasallaştırması, ilerici vaatleri, demokratik bir ahlak ve politik dokunun temel direğidir.
CHP’nin zihniyetinin değişemeyeceğini söyleyen BDP eşbaşkanları, neden dereyi görmeden paçayı sıyırıyorlar? Henüz CHP’nin hizipci Baykal statükoculuğu yeni yeni tasfiye oluyor! Kılıçdaroğlu CHP’nin bu statükocu yapısını kırsa bile, Kürdlerin lehine olur.
Aslında S. Demirtaş gibi kürtler, Recep Tayyip İvedik, pardon Erdoğan’ın sokak üslubuyle dillendirdiği boş vaatleri Kılıçdaroğlundan da bekliyor! Fettullahçı tarikat yetişmesi Gül, uluslar arası yolculuk esnasında giderayak “kürt sorunu önemli bir sorundur!” der, hemen akabinde Kürdlere saldırı ve tutuklama operasyonları başlar. Fettullahçı polisler tarafından çocukların kolu kanadı kırılır. 8 yıllık AKP iktidarı boyunca herhangi şidetli bir savaşta yaşanmadı. Fakat, sayısız çocuk ceza evinde tutsak, bir kısmı öldürüldü. Siirt örneği dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Sözümona elli yıldır Türk politikacıları ve iktidarlarına şahit olduğunu söyleyen sünepe Kürt siyasetçisi, hangi anayasa reformunda bahsediyor? Hangi değişimden medet ummuyor allah aşkına? Hala Kürd sorunun çözümü konusunda AKP’de medet ummanlar, Kürd mücadelesinin tasfiyesine ortak olanlardır. Fettullahçı zihniyetten medet umman bunamış kürt siyasetçisinin bu saat’ten sonra –parti genel başkanlığı yapmış, muhalif gazete patronu olmuş, Avrupa’da Kürd diasporanın tüm desteğine rağmen hiç birşey olamamışların- bağnaz ve muhafazakâr tutuculuğundan gram değişimeyenlerin Kürd halkına verebileceği bir şeyi olamaz...
Bunların en büyük marifetleri, bilmem hangi yabancı diplomatla hangi mekânda yemek yediklerini küstahça anlatır dururlar!!!
Çünkü; tüccar zihniyetli AKP’nin o boş nutuklarına kanan ve gelecek seçimde oyumu AKP’ye vereceğini söyleyen sözde Alevi bir kaç kişiyede şahit oldum!
BDP kendileri, “ biz CHP, MHP ile aynı çizgide hareket ediyoruz!” dedi. Öcalan İmralı’da verdiği mesajla kendilerini dünya kamuoyu karşısında fırçaladı. Peki BDP kendisi ne kadar zihniyet değişimini gerçekleştirdi acaba?...
Eminimki, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Aşiretinin ağasına gitsem ve sığınma hakkı istesem; yaşayabilmem için ya bana tetikçilik görevi vermekle mümkün olur, ya da karın tokluğuna günümüz modern köle (maraba) olarak hizmetinde çalıştırarak yaşama şansı tanır.
Bir iki Kürd Alevi Milletvekili CHP’de var diye Alevi kesimine; ikiden bir Aleviler CHP’yi destekliyor diyenlere demem oki, şeriatçı AKP’deki 75 Kürt milletvekiline önce bir baksınlar ondan sonra Alevilere serzenişte bulunsunlar!!!
Kaldı ki, CHP’de iki Kürt Alevi Milletvekili var! BDP’de ise, en az 10’a yakın Kürd Alevi Milletvekili vardır...
Anadolu ve mezopotamya coğrafyasında gelmiş, geçmiş tüm Türkiye ve Kürdistan sol hareketleri -en son PKK dahil- Alevi toplumun içinde örgüt, parti ve liderlik vasfına erişmişlerdir. Çünkü Alevilik toplumsal özü itibariyle gerici, yapılanmalarda yaşama ve uzlaşı ortamını kesinlikle sağlayamaz...
Türkler Anadolu’ya geldiklerinde henüz İslamı kabul etmiş değillerdi! Türkler, İslam otoriteli Osmanlı devlet yönetim kademelerine gelerek, kendilerini asırlardır dünya halklarına kabul ettirdikleri gibi, Anadolu ve Kürd coğrafyasında Kürdlerinde desteğiyle en son Türk devleti kurdular...Selahttin Demirtaş, Türklerden önce islamı kabul ettiği halde ve bin yıllardır o coğrafyanın kadim insanı olduğu halde neden bir Kürd yönetimi olamamış?...
Kılıçdaroğlu, sosyal devlet ünitelerini ve ekonomik imkânlarlardan yararlandırsa, Kürd halkının bunca yıldır çektiği acı, yoksulluktan dolayı bir nebzede olsa nefes alsa, daha iyi ve sağlıklı düşünüp mücadeleye devam etse birşey mi kaybeder!
Salya-sümüklü Fettullah Gülen ekibi ve AKP, Kürd illerinde radikal kökten dinci Kürt militan örgütlemektedirler. Gelecek seçimde, bay Demirtaş, ve onun gibi düşünenler parsayı kimin toplayacağını göreceklerdir...
Sayın Zana’nın “ din Kürdlerin özgürleşmemesinin önündeki en büyük etkendir!” belirlemesi yerinde bir tespit idi.
Bir kısım görsel medya ve internet gazetelerine baktığınızda, Fettullahçı kürt yazar ve siyasetçi furyasının sayısı bir hayli çoğaldığını görebileceklerdir.
Kılıçdaroğlu’nun sözlerini çarpıtarak, mezhebi üzerinde onu tekzip edeceğinize, Kılıçdaroğlu üzerinden CHP’nin demokratikleşmesine zorlama hamlelerini gerçekleştirin!...
Sonuç olarak; Demokratik siyaseti yürütenlerin işlevi ahlaki ve politik toplumu özgürleştirmektir...
Türkiye’nin değişiminden yana olan derin odaklar, şeriatçı AKP iktidarıyla değil; Alevilerin, Lazların, Çerkezlerin, -gelecek seçimde Kürdlerinde desteğini alarak- ve solcularında içinde bulunduğu Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana varlığını sürdüren düzen partisi CHP ve Milliyetçi MHP’yi de mecbur ederek, mevcut statükocu düzeni ancak öyle değiştirebilirler.
Kürd sorunuda ancak ozaman çözüm şansına kavuşmuş olur.
Hoşkelam...
29.05.2010
Bu yazı 2010-05-30 saat 17:21:21 eklendi ve 197 defa okundu
Söz sizde, neden sizde bir yorum eklemiyorsunuz? Yorum Ekle
Gönderen Ismail Güner | Tarih 2010-06-03 22:24:23 | Puan:
Merhabalar sayın Mam Recall!
Ben, Kürd ve Kürdistanın demokratik haklar açısında ittifak kapısını açık bırakmak gerek diye düşüncemi belirttim..
Siz müsterih olun! Elbetteki dediğiniz yönde bir çaba sahibi olmaya çalışıyorum...
Sagılar...
Gönderen Mam Recall | Tarih 2010-05-30 23:21:56 | Puan:
Merhaba sayın Güner..
Zaman buldukça yazılarınızı okuyarak hem yazma tekniği, hemde bilgilenme konusunda zatı-alinizden, ziyadesiyle yararlanıyorum. Ayrıca Kürt halkı ile birlikte, diğer tüm halkların demokratikleşmesi sonucunda, özgür bir yaşam ile buluşmaları için sarfettiğiniz emeğe çok saygı duyuyor, ve buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum..
Halklarımız ruh hastası ve pisikopat padişahlardan sonra, yine aynı özelliklere sahip, huriyet paşaları, beyleri ve sahtekar dincilerinden çok zulüm görmüştür. Bu zihniyetin kökten değişmesi için, halklarımızın kendi kendilerini yönetmeleri gerektiğine inanıyorum. Demem o ki ! Lütfen sayıları zaten çok az olan, siz gibi yürekli ve yetenekli Kürt aydın ve yazarlarımız, bundan böyle kalemlerini sadece özgür bir Kürdistan için kullanmalarıdır. Başarı ve selamlarımı yolluyorum. Mam Recall / U.S.A.