Zincirlikuyu.Net-Internetteki Evimiz
  ANASAYFA     FORUM   FOTOĞRAF ALBÜMÜ   VİDEOLAR     LİNKLER   YAZARLAR   SİTE İLETİŞİM  
Menü
Zincirlikuyu
Tanıtım
Konum
Belediye
Çand û Ziman
Çîrok
Tiştonek
Stran û Klam
Zimanê Kurdî
Naven Zaroka
Mesele û Henek
Gotinen Mezinan
Platform
Anı
Şiir
Kurdî
Görüş
Sanat
Folklör
Söyleşi
Gündem
Araştırma
Kitap/Film
Öykü/Deneme
Site Ekran
Basından Seçmeler
Gazeteler
Telefon Rehberi
Kan Grubu Listesi
Sağlık, Yaşam
Özgün Çekimler
Özgün Albümler

Üye Paneli
Üye Adı
     Şifre
(Üye Ol)

Şu an Bağlı:
Ziyaretçi: 22
Üye: 0
Toplam: 22

Imza Kampanyasi !


Kûrtçe dersler
resime tiklayiniz

Islami Konular

Davetiyeler

Birnebun

2,5 MB...... >>bixwîne


   Kasabamıza hoşgeldiniz!    


KÜRT KAMUOYUNA ÇAĞIRI


1925, 1927 -1930 ve 1937 Kürt Ulusal Direnişi sırasında ve sonrasında yapılan yargılamalar, o zaman yürürlükteki kanunlara ve pozitif evrensel hukuk ilkelerine aykırı uygulamalardır. Bu nedenle bu üç hareket ile ilgili yapılan yargılamalar hususunda, YARGILAMANIN YENİLENMESİ talebinin hayata geçmesi için tüm KÜRT KURUM, KURULUŞ VE AYDINLARINA bir insiyatif oluşturmak için ÇAĞIRIDA bulunuyorum.

1925, 1927 -1930 ve 1937 Kürt Ulusal Direnişi sırasında ve sonrasında yapılan yargılamalar, o zaman yürürlükteki kanunlara ve pozitif evrensel hukuk ilkelerine aykırı uygulamalardır.

Bu nedenle bu üç hareket ile ilgili yapılan yargılamalar hususunda, YARGILAMANIN YENİLENMESİ talebinin hayata geçmesi için tüm KÜRT KURUM, KURULUŞ VE AYDINLARINA bir insiyatif oluşturmak için ÇAĞIRIDA bulunuyorum.

GEREKÇE

20. yüzyıl bir yandan gelişmenin ve aydınlanmanın çağı olurken, diğer yandan insan eliyle yaratılan felaketlerin ve acıların çağı da olmuştur. Bu yüzyılda iki büyük dünya savaşına ve yüzlerce bölgesel savaşa tanık olundu. Ulusların özgürlük ve bağımsızlık mücadeleleleri yine bu yüzyılın önemli karakteridir. Bütün bu yaşananlardan Kürtler de kendi ülkelerinde kendi paylarını aldılar.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile birlikte devletin tek ulus yaratma çabaları, red ve inkar temelinde kıyım, asimilasyon ve sürgün/iskan uygulamaları, çok uzun bir dönem Kürtlerin yaşamının vazgeçilmez parçaları oldular. Bu tutuma elbette ki Kürtler'in itiraz hakları vardı ve bunu yaptılar. Kürtlerin itiraz biçimi dönemin anlayışına ve araçlarına uygundu ancak devletin olanakları ve araçları ile orantılı değildi.

Her itiraz sonrası yapılan katliamlar, meskun mahallerin yıkılması, Kürt Halkın'ın yaşam alanlarından kopartılması bir yana, yapılan yargılamalar da o günün yürürlükte olan kanunlarına ve evrensel hukuk kurallarına aykırıydı. Mahkemelerde yapılanları hukuk dilinde „yargılama“ olarak tanımlamak mümkün değildir. Burada sadece 1925, 1927-30 ve 1937 Kürt Ulus Hareketleri sonrasında yapılan yargılamaların hukuka uygunluğuna bakılacaktır.

A) Bu yargılamalar sırasında neler yapılmış/yapılmamıştır?

a) Şêx Seid ve arkadaşlarının yargılanmalarındaki bazı uygulamalar:




1. Şêx Seid ve arkadaşları İstiklal Mahkemesi adıyla bilinen özel bir mahkemede yargılanmışlar ve mahkeme heyeti yargıç olmayan kişilerden oluşmuştu. „Tabi hakim“ ilkesine ulyulmamıştır.

2. Yargılama sırasında sanıklara savunma yapma imkanı tanınmamıştır. Sadece usulen sorgulanmışlardır.

3. Sanıklar avukat tutma hakkından yoksun bırakılmışlardır.

4. Sanıklar hakkında verilen kararlara temyiz hakkı tanınmamıştır.

5. Sanıklar hakkında verilen idam kararları TBMM'nin onayına sunulmamıştır. İdamlar bir korgeneralin imzasıyla infaz edilmiştir.

6. İdama mahkum edilen sanıklardan 21 kişi çeşitli şekilde öldürüldükten sonra darağacına asılmıştır.

7. Yargılamalar gizli yapılmıştır.

8. İdam edilenlerin naaşının nerede olduğu bilinmemektedir.

9. Bu hareketin asıl lideri Azadi Cemiyetinin kurucusu ve ilk başkanı Cibranlı Miralay Halit Bey ve arkadaşlarının Bitlis'teki yargılamaları ve infazları ise tamamen bir sırdır.




b) 1927-1930 Ağrı Kürt Ulus Hareketi sanıklarına yapılan uygulamalar:

Bu hareketin bastırılmasından sonra 500 cıvarında tutuklu sanık, Doğu Bayazit'te yargılanmaya başladı. Ancak mahkeme „kamu güvenliği“ gerekçesiyle yargılamanın Adana Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar verdi. Bu karar gereğince dava dosyası ve ekleri ile tutuklu tüm sanıklar Adana'ya gönderildiler. Adanaya ancak tutuklu sanıkların yarısı sağ olarak varabilmiştir. Diğerleri yolda öldürülmüşlerdir.

Ceza Hukukunda temel iki kural vardır:

1. Sanık, son hüküm kesinleşinceye kadar mahkemenin güvencesi altındadır.

2. Sanık, son hüküm kesinleşinceye kadar „masun“ yani suçsuz sayılır.




Bu durumda sanıkları mahkeme korumamış ve haklarında herhangi bir ceza verilmeden sanıkların öldürülmesi bir nevi idamın infazıdır. Sanık son hükme kadar „masun“ salyıldığına göre yargılama sonunda beraet etmesi muhtemel olanlar da dahil öldürülmüşlerdir.




c) 1937 Derisim Kürt Ulus Hareketi sanıklarına yapılan/yapılmayan uygulamalar:




1. Hareketin önderi Seyid Rıza yargılandığında 65 yaşın çok üstündeydi. İdam edilebilmesi için yaşı mahkemece küçültülmüş ve delil olarak ancak elli yaşlarında bir tanığın ifadesine dayanılmıştır.

2. Seyid Rıza'nın oğlu Memê Reşik yargılandığında 18 yaşından küçüktü ve idam edilmesi mümkün değildi. Onun da yaşı büyütülmüştür.

3. İdam karı verilmiş kişi hakkında kararın infaz edilebilmesi için kişinin sağlıklı olması gerekir. Oysa Memê Reşik idam edildiği sırada elinden yaralıdır ve hastahaneden getirilerek ceza infaz edilmiştir.

4. Sanıklar özel bir mahkemede yargılanmışlardır.

5. Sanıklara savunma hakkı verilmemiştir, sadece usulen sorgulanmışlardır.

6. Sanıklar avukat tutma hakkından yoksun bırakılmıştır.

7. Kararın temyiz edilme hakkı sanıklara verilmemiştir.

8. İdam kararları TBMM'nin onayından geçmemiştir.

9. Son karar mesainin olmadığı bir tatil gününde verilmiş ve normal proseedür işlemişçesine işlem görmüştür.

10. İdam edilenlerin naaşının nerede olduğu bilinmemektedir.




B) Dönemin yürürlükteki hukuk kuralları:

Yargılamalar gerçekten evrensel hukuka ve dönemin yasal düzenlemelerine uygun mudur?

a) Anayasal ilkeler açısından:

Bu üç hareket döneminde de 1924 Anayasası yürürlüktedir.

1924 Anayasası'nın 4. maddesindeki ifadeye göre, eğemenlik hakkını millet adına sadece Türkiye

Büyük Millet Meclisi kulanır. Bu eğemenlik hakkı bir başka kişi ve kuruma devredilemiyecieği gibi, TBMM'in yetkisini bir başka kişi ve kurum da kullanamaz.

Bu anayasanın 8. maddesine göre yargı hakkı, millet adına sadece bağımsız mahkemeler tarafından kullanılır. Mahkemelerin bağımsızlığı temel esastır ve bu husus ihlal edilemez.

Anayasanın 26. maddesine göre idam kararları mahkeme aşamalarından geçip kesinleştikten sonra onu yerine getirmek sadece TBMM'nin yetkisindedir.

Anayasanın 59 maddesi savunma hakkı ile ilgili şu hükmü düzenlemiştir: „ Herkesin mahkeme huzurunda hukukunu müdafaa için lüzum gördüğü meşru vesaiti(araçları) istimalde (kullanmada) serbesttir.“

Bu anayasanın 103. maddesinde ise şu kesin hüküm bulunmaktadır: „Hiçbir kanun Teşkilatı Esasiye Kanununa (Anayasaya) münafi (aykırı) olamaz.

b)Ceza Muhakemesi Kanunu:

Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen yargı yollarından biri de „muhakemenin yenilenmesi“ yani yargılamanın yenilenmesi yoludur.

Yukarıda uygulamaları özetlenen her üç yargılama açısından da açık yasal ihlaller vardır ve bu yasal ihlaller kişinin temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldırır niteliktedir. En önemli hak ve özgürlük „yaşama hakkı ve özgürlüğü“dür. Bu ihlaller bu temel hakkı ortadan kaldırmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanununun 311. maddesinin (b), (c) ve (f) fıkralarının düzenlediği ilkeler karşısında her üç yargılama için de yargılamanın yenilenmesi hususunda yasal imkan bulunmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanununun 313. maddesine göre bu yasal imkanı ve hakkı ancak bu davada yargılanmış olanların mirasçıları kullanabilmektedir. Bu davalarda yargılananların pek çoğnunun yasal mirasçıları hayattadır ve bilinmektedirler.

C) Ne yapılabilir?

Bu girişimi başarıya ulaştıracak, hukukçulardan ve araştırmacılardan oluşan bir kurul oluşturulmalıdır.

Bu kurulun işlerlik kazanabilmesi için bir maddi fon yaratılmalıdır.

Yargılananların mirasçıları saptanarak vekalet alınmalıdır.

Kurul düzenli ve intensiv çalışmalıdır.

Kürt kamuoyuna yaptığım bu önemli çağırının adresini bulacağı umuduyla saygılar sunuyorum.

Osman Aydın

08. 02. 21010 -Hamburg



İletişim :



Tel & Fax : 0049-40-458429 0049-40-458429

E-mail : osmanaydin@gmx.de

Rizgari online

  Diğer Haberler
Tavsancali da 4 çocuk cesedi.. Buna Hangi Yürek Dayanır
STK'ların Kürt hareketi ve Kürt sorununa çözüm katkıları neler olabilir? Çetin Ç
Rojda İsveç’in en genç yönetmeni
Barışabildiler, barışabiliriz... Yasemin Çongar
Kürt yıldız, Madrid'le anlaştı
Lozan antlaşmasının ihlali (2) Fikret Yaşar
Kürt sorununda şiddeti aşabilmek.../ORAL ÇALIŞLAR
Halk Yanlış Anlayabilir!/Mehmet Serhat Polatsoy
PKK'yı hafife almanın faturası/ MURAT YETKİN
Büyük insanlar-Ahmet Altan
Lozan Aldatmacası (1) Fikret Yaşar
Kafama sıkar giderim / Şeyhmus Diken
İnisiyatif Öcalan’da... / Can Dündar
Nizanim ez çi bikim....Sinan Bayrak
Daha ne olsun? FIRAT BİLİR
Adını Unutan Ülke: Türkiye....Aris Nalcı
“Ma Ne Olirdi...”Sinan Toprak
KÜRTLERE SALDIRI!
Kürtler o günleri nasıl unutur?Ahmet Altan
Kürt sokağı.../CENGİZ ÇANDAR
PKK ateşkesi İmralı vapuruna mı bağlı?/MURAT YETKİN
İki Mandela ...Ahmet Altan
Baydemir: Kürtçe köy isim tabelalarını asacağız
Kürt meselesi Kürtlerle çözülür/ORAL ÇALIŞLAR
PKK cephesinde ilginç gelişmeler/MURAT YETKİN
Ateşkes ve Referandum.... Günay Aslan
Gerçeği karartmak mümkün mü?/Cahit Mervan
PKK ateşkesi 12 Eylül’ün önünü açacak...Cengiz ÇANDAR
Ahmet ALTAN : Devlet emriyle öldürmek
Mu(n)zur'da Ne İçilir?Şeyhmus DİKEN
BARIŞIN SESİ SEZGİN TANRIKULU’NA;
Yeter artık...Ahmet Altan
BDP'den taraflara ateşkes çağrısı
Baydemir: Lafı dolandırmayalım, Kürt sorununun çözümü bu
KÜRTLER NEDEN “BOYKOT” DİYOR?/N.Mehmet Güler
Baydemir suçlu ise Atatürk de suçludur!
'Evet'in haysiyeti ...Bejan Matur
Kürdistan’ı İstanbul’da kurmayız
Böyle kardeşliğin canı cehenneme
AKP Milletvekili ÖKSÜZ'DEN 'EVET' ÇAĞRISI
Mahmut Alınak/ KÜRT DÜĞÜMÜ NASIL ÇÖZÜLÜR
'Kirli savaş'ta ne 'devlet'e ne 'örgüt'e
TC’nin Siyasi Krizi Bir Sistem Krizidir...M.Emin Arslan
'Öcalan serbest kalsın, PKK legal siyasete geçsin!' / Sevilay Yükselir
Ahmet Altan: Türkler ve cellatlık
Abdülmecit Süreci (mi) Geliyor?/Mehmet Serhat Polatsoy
Öcalan vazgeçse ben vazgeçmem....Altan Tan
İki Said, bir Seyid / Şeyhmus Diken
VUVUZELA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR
İSRAİL ÖLDÜRÜYOR DA SEN NE YAPIYORSUN?
Şehitler’ ve ‘etkisiz hale getirilenler’ Ayşe Hür
Bu Savaşı Kim İstiyor? Rucan - Keleş
Kürtler özerklik ilan edecek
Buna değer mi?
Gül sordu: Nasıl oldu? MURAT YETKİN
Savaş isteyenlere müjdeler olsun (!)/Mehmet Ali Birand
Kan ve acı: Kürt sorununda son durak...Ali Bayramoğlu
Türk: Kürt Ulusal Konferansı gündemimizde
Terör sorunu demenin sorumsuzluğu/AHMET İNSEL
Devletin zirvesi' fare doğurdu/CENGİZ ÇANDAR
Pasaport Fiyatı İndi
Bir kez daha ‘Kürt Meselesi’ -Ayşe Hür
Kan Siyaseti-Rodi Baz
Rize'de Kürt oldukları için 37 kişi işten çıkarıldı
Nazlı Ilıcak: PKK muhatap alınmalı
Dehşet ve ümit /Ahmet Altan
Yıldız: Savaşın olduğu yerde cenazeler gelir
Tayyip Erdoğan ve şiddetin mantığı-Hasan Cemal
Türkiye Kürt sorununda aklını yitiriyor...Oral Çalışlar
Şemdinli'de büyük çatışma!
Türkiye’nin İki Yüzü! / Şerif Kaplan
Sırada İlk Olmak! Şerefxan Ciziri
Kuşatma, Kılıçdaroğlu ve Kimlik...Xaki G. Bargin
Taraf yazarı Ahmet Altan, 'Galiba bitti' diye yazdı.
Mahkeme: Kürde yumruk atmak serbest
ABD ve PKK cephesinde durum/MURAT YETKİN
Sil baştan/Ruşen Çakır
Kürtler devlete nasıl güvenecekler/Nazım ALPMAN
Gazeteciler: Son perde kapandı
Barış Grubu üyesi 10 kişi tutuklandı
Cihanbeyli'yi sel ve dolu vurdu
3 ülkeye darbe uyarısı
Kabil’in Gölgesi’nde yaşananlar
Tehlikenin adresi: Washington? Diyarbakır? Ankara?/CENGİZ ÇANDAR
Kürt Sorunu Diyen, Kürt Değildi! M.Serhat Polatsoy
Taş çocuk / Bejan Matur
Kürtler ve Türkler-Fikret Yaşar
Azat'ın çilesi
Korkuya Teslim Olmadan Yaşamak
İskenderun-Ahmet Altan
Karadeniz Kürtlere kapatıldı
'Kürt Açılımı'nın açılımı/Candaş Tolga Işık
İsrail ile 'savaşsız savaş'.../CENGİZ ÇANDAR
Apo uyardı: Tasfiye sırası Erdoğan’da/Can Dündar
Türkiye'nin İmparatorluk siyaseti...Recep Maraşlı
Önemli gelişmelere hazır olun..Murat Yetkin
PKK limana indi-Can Dündar
Kürt hareketinin iki boyutu? Oral Çalışlar
Çocuklar Dâhil, Herkese ADALET! Şeyhmus Diken
Sanatçılar barışa yürüyor

Zincirlikuyu.net (c) 2005

Haber Tarihi: Salı, 09 Şubat 2010 - Saat: 00:02   |   50 kez okundu.
Haberi Yazdır Haberi Yazdır        Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder

Sitemiz PHP-NUKE Tabanlıdır.
Copyright © www.zincirlikuyu.net - Bütün hakları saklıdır!
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi.