Zincirlikuyu.Net-Internetteki Evimiz
  ANASAYFA     FORUM   FOTOĞRAF ALBÜMÜ   VİDEOLAR     LİNKLER   YAZARLAR   SİTE İLETİŞİM  
Menü
Zincirlikuyu
Tanıtım
Konum
Belediye
Çand û Ziman
Çîrok
Tiştonek
Stran û Klam
Zimanê Kurdî
Naven Zaroka
Mesele û Henek
Gotinen Mezinan
Platform
Anı
Şiir
Kurdî
Görüş
Sanat
Folklör
Söyleşi
Gündem
Araştırma
Kitap/Film
Öykü/Deneme
Site Ekran
Basından Seçmeler
Gazeteler
Telefon Rehberi
Kan Grubu Listesi
Sağlık, Yaşam
Özgün Çekimler
Özgün Albümler

Üye Paneli
Üye Adı
     Şifre
(Üye Ol)

Şu an Bağlı:
Ziyaretçi: 19
Üye: 2
Toplam: 21

Imza Kampanyasi !


Kûrtçe dersler
resime tiklayiniz

Islami Konular

Davetiyeler

Birnebun

2,5 MB...... >>bixwîne


   Kasabamıza hoşgeldiniz!    


Bir çift söz: Hem Kürt siyasilere, hem hükümete...CENGİZ ÇANDAR


Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen ‘Kürt Konferansları’, bir yandan ‘Kürt diasporası’nın nabzını hissetmek, diğer yandan Türkiye’deki Kürt siyasi hareketinin ‘söylemi’nin özellikle odaklandığı noktaları anlamak bakımından önemli.
İki yıl önce Yeşiller ve Liberallerin düzenlediği konferansta konuşmacıydım. Geçen yıl, AP Komünist Grubu’nun düzenlediği 5. Konferans’a yine konuşmacı olarak katıldım. Desmond Tutu gibi insan hakları alanında dünyada sözü geçen şahsiyetlerin destek verdiği konferansa bu yıl Hasan Cemal ve Oral Çalışlar da katıldı.
Hasan ile Oral ayaklarının tozu ile Brüksel’den döndüler. Onların izlenimlerini -yazılarını okumak dışında- henüz dinlemedim, ama konferansta kimin ne söylediğini dikkatle izliyorum.
Örneğin Emine Ayna, Türkiye’deki ‘süreci’ değerlendirirken, “12 Eylül darbesinde bu kadar çocuk tutuklu değildi. Bu siyasi darbedir. İçişleri Bakanlığı, polis tarafından gerçekleşen bir siyasi darbedir. DTP kapatıldı, bu bir siyasi darbedir” demiş.
Ve devam etmiş: “Uygulanan faşizmdir. Ne yazık ki öyledir. Demokrasi ve barış kelimeleri ile faşizm uygulanmaktadır. Açılım diyerek darbe gerçekleşiyor, kötü olan bu.”
Yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle Brüksel’e gidemeyen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise bir mesaj göndermiş, mesajında “Açılım sürecinde Kürt politikacıların cezaevine konulmasının AKP hükümetinin planının bir parçası olduğunu” ifade etmiş. “Hükümet tek siyasi rakibini yok etmeye çalışıyor bölgede; eski DTP, yeni BDP’yi. Eğer siyasi süreç böyle devam ederse, hükümet bölgede diyalog kurabilmek için artık tek bir Kürt bile bulamayacaktır” diye de eklemiş.
Güneydoğu’da Kürt halkımıza yönelik kabul edilemez baskıyı ‘zulüm’ diye niteleyerek yazı başlığı yapmış olan benim hükümeti bu konuda eleştirmek bakımından hiçbir sıkıntım yok. Ancak, kantarın topuzunun kaçması ve yanlış yönde eleştiriler konusunda söyleyeceklerim var.
***
Hedefe hükümeti ve Ak Parti’yi oturtarak, bunu ‘faşizm’ diye tanımladığınız ve üstelik ‘İçişleri Bakanlığı ve polis tarafından uygulanan bir faşizm’ olarak nitelediğiniz anda, kiminle aynı safta yer aldığınızın farkında değil misiniz diye sorarlar.
Bir süre önce nereden, niçin pompalandığı belli olan biçimde Türkiye’ye ‘sivil faşizm’, ‘tek parti diktatörlüğü’ gibi kavramlar öne çıkartılarak başlatılan kampanya ile gündem ipotek altına alınmaya çalışılmıştı.
Bu kampanya, tıpkı EMASYA Protokolü gibi ‘Balyoz’un altında kaldı. ‘Balyoz Darbe Planı’ ortalığa saçılınca, ‘sivil faşizm’ çanına ot tıkandı. Şimdi Kürt siyasi şahsiyetlerinin aynı söylemi, Batı’daki ‘Türkler’den devralarak aynı dalga boyunda yayına başlamasını neyle açıklamak gerekiyor?
Hafta başında aralarında bazı bakanların da bulunduğu Başbakan’ın yakın çevresinden ‘Açılım hedefi’nin yitirilmemesi gerektiğini, yitirilmediğini kesin bir dille teyid eden açıklamalar dinledik.
İki gün önce bizzat Başbakan, İstanbul’da sanat ve kültür yaşamının aralarında Kürtlerin de bulunduğu- tanınmış şahsiyetleriyle ‘Açılım’ın canlandırılacağına ilişkin açıklamayı kamuoyu önünde yaptı.
‘Askeri vesayet rejimi’nin dayanakları ortadan kaldırılmadan, bir başka deyimle Ankara’da gerçekten iktidar olamadan, izdüşümünü Güneydoğu’da barış olarak bırakacak ‘Açılım’ın da gelinen noktada ilerlemeyeceğine ilişkin hükümet çevrelerinde bir anlayış söz konusu.
Bütün bunlar, elbette ki, Güneydoğu’da estirilen ve kabul edilemez uygulamaları meşru kılmaz. 1000’den fazla çocuğun hapiste ya da yargılanmakta olmasının gözardı edilmesine gerekçe teşkil etmez.
Ancak, Türkiye’de bir yandan devletin kurumları içinde kıyasıya bir mücadele sürerken, bir kurumun yaptığını bir başkası bozarken, hatta bir kurumun kendi içinde farklı davranışlarla dışa vuran bir tür ‘devlet iç savaşı’ sürerken, Türkiye’deki rejimi ‘faşizm’ diye nitelemek ve ‘faşizm’in kaptan köşkünü ‘hükümet’ olarak tanımlamak ne derece doğru olur?
Kürtlerin böyle bir tanım üzerine şekillenecek bir siyasetten nasıl çıkarları olabilir?
***
Bu ‘söylem’i tutturanların her konuşmalarının sonunda, Avrupa Parlamentosu’ndaki ‘Kürt Konferansı’nın sonuç bildirgesinde olduğu gibi ‘barış ve diyalog’ çağrısı yapmaları da ilginç.
İlginç ve bir yandan da çelişkili. Söz konusu olan faşizm ise, ‘faşist otorite’ ile mi ‘barış’ yapmak ve ‘diyalog kurmak’ istiyorsunuz diye de sorarlar. Çünkü faşizme karşı mücadelenin yolu ve yöntemi bellidir.
Dün DTP ve bugün BDP ile temsil edilen legal Kürt siyasi hareketinin artık siyaset yapmayı öğrenmesinde yarar var. Abdullah Öcalan’ın, siyasi süreçteki önemi ve yerini, hükümetin idrak etmesi ne kadar gerekli ve sorunu çözüme yakınlaştırıcı bir role sahip ise, BDP’nin de kendisine ‘İmralı Halkla İlişkiler Bürosu’ olmaktan öteye bir rol edinmeyi öğrenmesi de o derece gerekli.
Bunu kendi uslubuyla geçenlerde zaten Abdullah Öcalan’ın kendisi de söyledi. PKK’nın yasa dışı bir örgüt olduğunu, BDP’nin ise legal bir parti olduğunu, BDP’nin ikide bir PKK’ya ve kendisine referans vermemesi gerektiğini bildirdi. Bir anlamda, BDP’ye ‘bana dayanmadan kendi ayaklarınızın üzerinde yürümeyi öğrenin’ demeye getirdi.
Bütün bunları yazınca, Ak Parti hükümetinin Güneydoğu’daki uygulamadaki münasebetsizliğini unuttuğumuz da sanılmasın.
Ak Parti de, BDP de aynaya bir kez daha bakmalı ve ‘Açılım’ın önünün nasıl açılacağına kafa yormalı.
Zira bugüne kadar izledikleri yolla, her ikisi de ‘Açılım’ın önüne açmaktan ziyade tıkadılar...
(Dünkü yazımda Ferhat Sarıkaya adı yanlışlıkla Ferhat Karakaya diye yazılmış. Düzeltir, özür dilerim. cç.)


radikal

  Diğer Haberler
Tavsancali da 4 çocuk cesedi.. Buna Hangi Yürek Dayanır
STK'ların Kürt hareketi ve Kürt sorununa çözüm katkıları neler olabilir? Çetin Ç
Rojda İsveç’in en genç yönetmeni
Barışabildiler, barışabiliriz... Yasemin Çongar
Kürt yıldız, Madrid'le anlaştı
Lozan antlaşmasının ihlali (2) Fikret Yaşar
Kürt sorununda şiddeti aşabilmek.../ORAL ÇALIŞLAR
Halk Yanlış Anlayabilir!/Mehmet Serhat Polatsoy
PKK'yı hafife almanın faturası/ MURAT YETKİN
Büyük insanlar-Ahmet Altan
Lozan Aldatmacası (1) Fikret Yaşar
Kafama sıkar giderim / Şeyhmus Diken
İnisiyatif Öcalan’da... / Can Dündar
Nizanim ez çi bikim....Sinan Bayrak
Daha ne olsun? FIRAT BİLİR
Adını Unutan Ülke: Türkiye....Aris Nalcı
“Ma Ne Olirdi...”Sinan Toprak
KÜRTLERE SALDIRI!
Kürtler o günleri nasıl unutur?Ahmet Altan
Kürt sokağı.../CENGİZ ÇANDAR
PKK ateşkesi İmralı vapuruna mı bağlı?/MURAT YETKİN
İki Mandela ...Ahmet Altan
Baydemir: Kürtçe köy isim tabelalarını asacağız
Kürt meselesi Kürtlerle çözülür/ORAL ÇALIŞLAR
PKK cephesinde ilginç gelişmeler/MURAT YETKİN
Ateşkes ve Referandum.... Günay Aslan
Gerçeği karartmak mümkün mü?/Cahit Mervan
PKK ateşkesi 12 Eylül’ün önünü açacak...Cengiz ÇANDAR
Ahmet ALTAN : Devlet emriyle öldürmek
Mu(n)zur'da Ne İçilir?Şeyhmus DİKEN
BARIŞIN SESİ SEZGİN TANRIKULU’NA;
Yeter artık...Ahmet Altan
BDP'den taraflara ateşkes çağrısı
Baydemir: Lafı dolandırmayalım, Kürt sorununun çözümü bu
KÜRTLER NEDEN “BOYKOT” DİYOR?/N.Mehmet Güler
Baydemir suçlu ise Atatürk de suçludur!
'Evet'in haysiyeti ...Bejan Matur
Kürdistan’ı İstanbul’da kurmayız
Böyle kardeşliğin canı cehenneme
AKP Milletvekili ÖKSÜZ'DEN 'EVET' ÇAĞRISI
Mahmut Alınak/ KÜRT DÜĞÜMÜ NASIL ÇÖZÜLÜR
'Kirli savaş'ta ne 'devlet'e ne 'örgüt'e
TC’nin Siyasi Krizi Bir Sistem Krizidir...M.Emin Arslan
'Öcalan serbest kalsın, PKK legal siyasete geçsin!' / Sevilay Yükselir
Ahmet Altan: Türkler ve cellatlık
Abdülmecit Süreci (mi) Geliyor?/Mehmet Serhat Polatsoy
Öcalan vazgeçse ben vazgeçmem....Altan Tan
İki Said, bir Seyid / Şeyhmus Diken
VUVUZELA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR
İSRAİL ÖLDÜRÜYOR DA SEN NE YAPIYORSUN?
Şehitler’ ve ‘etkisiz hale getirilenler’ Ayşe Hür
Bu Savaşı Kim İstiyor? Rucan - Keleş
Kürtler özerklik ilan edecek
Buna değer mi?
Gül sordu: Nasıl oldu? MURAT YETKİN
Savaş isteyenlere müjdeler olsun (!)/Mehmet Ali Birand
Kan ve acı: Kürt sorununda son durak...Ali Bayramoğlu
Türk: Kürt Ulusal Konferansı gündemimizde
Terör sorunu demenin sorumsuzluğu/AHMET İNSEL
Devletin zirvesi' fare doğurdu/CENGİZ ÇANDAR
Pasaport Fiyatı İndi
Bir kez daha ‘Kürt Meselesi’ -Ayşe Hür
Kan Siyaseti-Rodi Baz
Rize'de Kürt oldukları için 37 kişi işten çıkarıldı
Nazlı Ilıcak: PKK muhatap alınmalı
Dehşet ve ümit /Ahmet Altan
Yıldız: Savaşın olduğu yerde cenazeler gelir
Tayyip Erdoğan ve şiddetin mantığı-Hasan Cemal
Türkiye Kürt sorununda aklını yitiriyor...Oral Çalışlar
Şemdinli'de büyük çatışma!
Türkiye’nin İki Yüzü! / Şerif Kaplan
Sırada İlk Olmak! Şerefxan Ciziri
Kuşatma, Kılıçdaroğlu ve Kimlik...Xaki G. Bargin
Taraf yazarı Ahmet Altan, 'Galiba bitti' diye yazdı.
Mahkeme: Kürde yumruk atmak serbest
ABD ve PKK cephesinde durum/MURAT YETKİN
Sil baştan/Ruşen Çakır
Kürtler devlete nasıl güvenecekler/Nazım ALPMAN
Gazeteciler: Son perde kapandı
Barış Grubu üyesi 10 kişi tutuklandı
Cihanbeyli'yi sel ve dolu vurdu
3 ülkeye darbe uyarısı
Kabil’in Gölgesi’nde yaşananlar
Tehlikenin adresi: Washington? Diyarbakır? Ankara?/CENGİZ ÇANDAR
Kürt Sorunu Diyen, Kürt Değildi! M.Serhat Polatsoy
Taş çocuk / Bejan Matur
Kürtler ve Türkler-Fikret Yaşar
Azat'ın çilesi
Korkuya Teslim Olmadan Yaşamak
İskenderun-Ahmet Altan
Karadeniz Kürtlere kapatıldı
'Kürt Açılımı'nın açılımı/Candaş Tolga Işık
İsrail ile 'savaşsız savaş'.../CENGİZ ÇANDAR
Apo uyardı: Tasfiye sırası Erdoğan’da/Can Dündar
Türkiye'nin İmparatorluk siyaseti...Recep Maraşlı
Önemli gelişmelere hazır olun..Murat Yetkin
PKK limana indi-Can Dündar
Kürt hareketinin iki boyutu? Oral Çalışlar
Çocuklar Dâhil, Herkese ADALET! Şeyhmus Diken
Sanatçılar barışa yürüyor

Zincirlikuyu.net (c) 2005

Haber Tarihi: Cumartesi, 06 Şubat 2010 - Saat: 22:22   |   40 kez okundu.
Haberi Yazdır Haberi Yazdır        Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder

Sitemiz PHP-NUKE Tabanlıdır.
Copyright © www.zincirlikuyu.net - Bütün hakları saklıdır!
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi.